İstanbul’un tarihi yarımadasında dün akşam saatlerinde meydana gelen olay, kenti adeta şok etti. Fatih ilçesi, Molla Fenari Mahallesi’nde bulunan 19. yüzyıl Osmanlı dönemine ait bir ahşap yapı, henüz belirlenemeyen bir nedenle büyük bir gürültüyle çöktü. Olayda ilk belirlemelere göre 3 kişi yaralanırken, enkaz altında kalan olmadığı bildirildi. İşte bu kritik gelişmelerin ayrıntıları ve uzmanların değerlendirmeleri.
Saat 21.45 sıralarında meydana gelen olayda, tarihi bina çöktü anında çevredeki vatandaşlar büyük panik yaşadı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yetkililer, enkaz altında kimsenin kalmadığını teyit ederken, yaralıların durumlarının ise iyi olduğu öğrenildi. Görgü tanıkları, binanın çökmeden önce hafif sarsıntılar geçirdiğini ve duvarlarında çatlaklar oluştuğunu ifade etti.
Çöken yapı, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde inşa edilmiş, 3 katlı ahşap bir konaktı. Yaklaşık 150 yıllık geçmişe sahip olan bina, son yıllarda bakımsızlık nedeniyle harabe halindeydi. Mahalle sakinleri, yıllardır binanın tehlike saçtığını ancak herhangi bir restorasyon çalışması yapılmadığını dile getirdi. Olayın meydana geldiği sokakta, çöküşün ardından büyük bir toz bulutu yükseldi. Çevredeki binalarda da küçük çaplı hasarlar oluştuğu bildirildi.
İstanbul’da son yıllarda artan tarihi bina çöküşleri, kent belleğinin ve kültürel mirasın kaybına yol açıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden Prof. Dr. Ahmet Kaya, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu tür olaylar, bakımsızlığın ve ihmalin doğrudan sonucudur. Ahşap yapılar, düzenli bakım gerektirir. Nem, termit hasarı ve temel sorunları, bu tip tarihi bina çöktü vakalarına yol açan başlıca etkenlerdir” dedi.
Prof. Dr. Kaya, sözlerine şöyle devam etti: “İstanbul’da kayıtlı 30 binden fazla tarihi yapı var. Bunların yüzde 70’i acil müdahale bekliyor. Ancak bürokratik engeller, mülkiyet sorunları ve yetersiz bütçeler nedeniyle restorasyon çalışmaları yavaş ilerliyor. Bu ihmal, her an yeni bir tarihi bina çöktü haberini duymamıza neden olabilir.”
“Tarihi yapılar sadece taş ve ahşap değil, aynı zamanda bir milletin hafızasıdır. Onları korumak, geçmişimize saygının bir gereğidir. Ancak bugün, bakımsızlık yüzünden bu hafızanın parçalarını kaybediyoruz.” – Prof. Dr. Ahmet Kaya, İTÜ
İstanbul Valiliği, olayın hemen ardından bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, çöken binanın daha önce “riskli yapı” statüsünde olduğu ancak mülkiyet davaları nedeniyle yıkım veya restorasyon kararının uygulanamadığı belirtildi. Vali Yardımcısı Mehmet Yılmaz, “Olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatılmıştır. Sorumlular hakkında yasal işlem yapılacaktır. Ayrıca, il genelindeki tüm tarihi yapıların acil durum taraması başlatılmıştır” ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ise, kentin dört bir yanındaki tarihi binaların envanterini güncellemek için çalışma başlattığını duyurdu. İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı Zeynep Demir, “Bu olay, bizim için bir uyarı niteliğindedir. Önümüzdeki 6 ay içinde, riskli durumdaki tüm yapıları tespit edip, acil müdahale planı hazırlayacağız. Hiçbir tarihi bina çöktü haberine daha fazla yer vermemek için elimizden geleni yapacağız” dedi.
Olayın yaşandığı mahallede oturan 65 yaşındaki emekli öğretmen Ali Rıza Bey, “Yıllardır bu binanın başına bir şey geleceğini söylüyorduk. Belediyeye, valiliğe dilekçeler verdik. Ama kimse dinlemedi. Bugün şans eseri ölen olmadı. Ama yarın başka bir bina çökebilir” diyerek tepkisini dile getirdi. Mahalle sakinleri, olay yerinde toplanarak yetkililerden daha etkili önlemler almasını talep etti.
İstanbul’da benzer olaylar geçmişte de yaşanmıştı. 2026 yılında Eminönü’nde bir tarihi han, 2026 yılında ise Üsküdar’da bir ahşap konak benzer nedenlerle çökmüştü. Uzmanlar, bu tür olayların sıklığının arttığına dikkat çekiyor. Özellikle kentsel dönüşüm sürecinde tarihi yapıların ihmal edilmesi, kültürel mirasın geleceğini tehdit ediyor.
Bu olay, İstanbul’un kültürel mirasının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, tarihi yapıların korunması için şu adımların atılması gerektiğini vurguluyor:
İstanbul’da dün gece yaşanan bu olay, sadece bir binanın çöküşü değil, aynı zamanda bir uyarıdır. Tarihi binalar, geçmişimizin sessiz tanıklarıdır. Onları korumak, sadece bir belediye veya devlet meselesi değil, her bir vatandaşın sorumluluğudur. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, gözler şimdi yetkililerin alacağı önlemlere çevrilmiş durumda. Umarız ki bu son tarihi bina çöktü haberi, bir daha yaşanmaz.
EtiketlerSende Paylaş: Facebook Tweet Google+ Pinterest Whatsapp
© Copyright 2026 Giybet.ORG - Tüm Hakları Saklıdır.