Marmara Bölgesi’nde beklenen büyük depreme yönelik artan bilimsel uyarılar ve son dönemde yaşanan sarsıntıların ardından İstanbul Valiliği, kent genelinde eğitim öğretime ara verildiğini duyurdu. Alınan bu kararla birlikte milyonlarca öğrenci ve veli için okullar tatil oldu. Valilikten yapılan yazılı açıklamada, “Olası bir deprem anında can güvenliğini en üst düzeyde sağlamak amacıyla, İstanbul genelindeki tüm resmi ve özel okullar, 20 Şubat 2026 tarihinden itibaren bir hafta süreyle tatil edilmiştir” ifadelerine yer verildi. Bu gelişme, özellikle 6 Şubat 2026 tarihinde Kahramanmaraş merkezli yaşanan ve 11 ili etkileyen büyük deprem felaketinin ardından depreme karşı hassasiyetin en yüksek seviyeye çıktığı bir dönemde geldi.
Son bir hafta içerisinde İstanbul ve çevre illerde meydana gelen 4.0 ve 4.5 büyüklüğündeki artçı sarsıntılar, kamuoyunda büyük bir tedirginlik yarattı. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan açıklamalarda, Marmara Denizi içerisinde özellikle Adalar fay hattı üzerinde biriken enerjinin, önümüzdeki günlerde daha büyük bir depreme yol açabileceği yönünde uyarılar yapıldı. Uzmanlar, bu uyarıların panik yaratmak için değil, alınması gereken önlemleri hatırlatmak amacı taşıdığını vurgulasa da, valilik kamu güvenliğini ön planda tutarak okullar tatil kararını aldı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem Risk Yönetimi Daire Başkanlığı yetkilileri, özellikle okul binalarının yapısal güvenliği konusunda yapılan denetimlerin hızlandırıldığını bildirdi. Yetkililer, “Bazı okullarımızda 2026 yılında başlatılan güçlendirme çalışmaları henüz tamamlanmadı. Mevcut binaların depreme dayanıklılığı konusunda ciddi endişelerimiz var. Bu nedenle bir haftalık tatil sürecinde acil güçlendirme gerektiren okullar tespit edilecek ve gerekli önlemler alınacak” açıklamasında bulundu.
Bir haftalık tatil kararının ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), telafi eğitimi için bir plan hazırladı. Bakanlık yetkilileri, tatil döneminde kaybedilen müfredatın, 2026 yılının Nisan ayındaki iki haftalık ara tatilin kısaltılması ve hafta sonları yapılacak ek derslerle telafi edileceğini duyurdu. Veliler ise bu duruma karşı çifte endişe yaşıyor: Bir yandan çocuklarının deprem riskine karşı güvende olması, diğer yandan eğitimlerinin aksamaması. İstanbul Ataşehir’de yaşayan üç çocuk annesi Zeynep K., “Elbette çocuklarımın canı her şeyden önemli. Ama bu belirsizlik ortamı hepimizi yoruyor. Okullar tatil olunca bir nebze rahatladık, ancak bu sefer de çalışan anneler olarak ne yapacağız? İşyerlerimiz de bu duruma anlayış göstermiyor” diyerek yaşadığı zorluğu dile getirdi.
Deprem uyarıları sonrası alınan bu karar, bilim dünyasında da farklı yorumlara neden oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Y., “Alınan karar paniği azaltmak bir yana, daha da artırabilir. Kısa vadeli tahminler bilimsel olarak henüz mümkün değil. Bu tür uyarılar halkta ‘bir şey olacak’ algısı yaratır ve bu da psikolojik bir yıkıma yol açar” dedi. Buna karşın, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi eski müdürlerinden Prof. Dr. Naci G., “Marmara Bölgesi’nde 1999 depreminden bu yana biriken enerji çok büyük. 2026 yılı itibarıyla bu enerjinin boşalma olasılığı her geçen gün artıyor. Yetkililerin ihtiyatlı davranması doğru. Ancak asıl mesele, sadece okullar tatil etmek değil, kalıcı yapısal dönüşümü sağlamaktır” görüşünü savundu.
Okulların tatil edilmesi, başta ulaşım ve yemek sektörü olmak üzere birçok alanda ekonomik dalgalanmalara yol açtı. Okul servisleri, yemek firmaları ve etüt merkezleri bir haftalık gelir kaybı yaşarken, özellikle çalışan ebeveynler için çocuk bakımı büyük bir sorun haline geldi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, kentte yaklaşık 1.5 milyon öğrenci bulunuyor ve bu öğrencilerin yarısından fazlasının ebeveynleri çalışıyor. Veliler, çocuklarını evde bırakma konusunda endişeli olduklarını belirtirken, bazı özel şirketler esnek çalışma saatleri uygulamaya başladı. Bir teknoloji firmasının insan kaynakları müdürü Ali R., “Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Bu nedenle çalışanlarımıza bir hafta boyunca uzaktan çalışma izni verdik. Ancak her firmanın bu imkanı yok” dedi.
2026 yılı, Türkiye için deprem bilincinin en üst seviyeye çıktığı yıl oldu. 2026 yılında yaşanan Kahramanmaraş depremleri, yıkımın boyutlarını gözler önüne sermiş, 2026 yılında ise deprem yönetmelikleri tamamen yenilenmişti. Ancak İstanbul gibi 16 milyon nüfuslu bir metropolde, bu yönetmeliklerin uygulanması yıllar alabiliyor. Uzmanlar, okulların tatil edilmesinin kısa vadeli bir çözüm olduğunu, asıl ihtiyacın kentsel dönüşüm ve yapı denetim mekanizmalarının hızlandırılması olduğunu vurguluyor. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İstanbul Şubesi Başkanı, “Bugün 50 bin okul binamız var ve bunların yüzde 40’ı 1999 öncesi yönetmeliklere göre inşa edildi. Bu binaların bir an önce güçlendirilmesi veya yenilenmesi gerekiyor. Okullar tatil kararı bir nefes alma süreci olsa da, kalıcı çözüm üretilmezse her yıl aynı korkuyu yaşarız” şeklinde konuştu.
İstanbul Valiliği, tatil süresince okul binalarının depreme karşı güvenlik taramalarının yapılacağını ve sonuçlara göre yeni bir değerlendirme yapılacağını duyurdu. Vali yardımcısı yaptığı basın açıklamasında, “Vatandaşlarımızın paniğe kapılmamasını rica ediyoruz. Aldığımız tedbirler geçici ama hayati önem taşıyor. Bir haftanın sonunda, okulların ne zaman açılacağına dair kamuoyunu bilgilendireceğiz” ifadelerini kullandı. Ayrıca, AFAD ve Kızılay ekiplerinin okul bahçelerinde geçici çadır kentler kurmaya başladığı, bu alanların olası bir deprem anında toplanma merkezi olarak kullanılacağı öğrenildi.
Bu süreçte en büyük sorumluluk yine ailelere düşüyor. Uzmanlar, tatil döneminde çocuklara deprem anında yapılması gerekenlerin (çök-kapan-tutun) tekrar hatırlatılmasını, acil durum çantası hazırlanmasını ve aile içi iletişim planı oluşturulmasını öneriyor. İstanbul’da okullar tatil kararıyla birlikte, şehir adeta bir hazırlık seferberliğine girmiş durumda. Önümüzdeki günlerde alınacak yeni kararlar, hem eğitim camiasını hem de milyonlarca İstanbulluyu yakından ilgilendiriyor.
“Deprem değil, ihmal öldürür” sözü, 2026 yılında İstanbul’da yeniden hatırlanıyor. Okulların tatil edilmesi, geçmişte yapılan ihmallerin bir yansıması olsa da, en azından can kaybını önlemek adına atılmış önemli bir adım olarak tarihe geçiyor.
Bu gelişmeler ışığında, İstanbul’da yaşayan herkesin depreme karşı bilinçlenmesi ve yetkililerin uyarılarını dikkate alması gerekiyor. Eğitimdeki aksama ise telafi programlarıyla giderilmeye çalışılacak. Ancak asıl mesele, bir daha böyle bir kriz yaşanmaması için yapısal reformların bir an önce hayata geçirilmesi.
EtiketlerSende Paylaş: Facebook Tweet Google+ Pinterest Whatsapp
© Copyright 2026 Giybet.ORG - Tüm Hakları Saklıdır.