Deprem Uzmanından İstanbul İçin Kritik Uyarı: “Zaman Daralıyor”
Son haftalarda art arda yaşanan sarsıntılar, Marmara Bölgesi’nde yaşayan milyonlarca insanın aklındaki soruyu yeniden gündeme getirdi: “Büyük İstanbul depremi ne zaman olacak?” Konunun önde gelen isimlerinden Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Kaya, katıldığı bir televizyon programında yaptığı çarpıcı açıklamalarla kamuoyunu adeta alarma geçirdi. Uzman, yıllardır süregelen bilimsel verilere dayanarak yeni bir deprem uyarısı yaparak, kentteki yapı stoku ve hazırlık seviyesinin yetersizliğine dikkat çekti.
Prof. Dr. Kaya, özellikle 2026 yılı itibarıyla Marmara Denizi tabanında yapılan son ölçümlerin, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kırılma potansiyelinin beklenenden daha yüksek olduğunu gösterdiğini belirtti. Uzmanın bu deprem uyarısı, sadece bir tahmin değil, aynı zamanda 1999 Gölcük depreminden bu yana biriken enerjinin boşalma zamanının yaklaştığına dair bir uyarı niteliği taşıyor.
Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?
İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalara atıfta bulunan Prof. Dr. Kaya, şu kritik bilgileri paylaştı:
- Marmara Denizi’ndeki mikro deprem aktivitelerinde son iki yılda belirgin bir artış gözlemleniyor.
- Fay hattının sessiz geçirdiği her yıl, beklenen depremin büyüklüğünü artırma riski taşıyor.
- Yapılan simülasyonlarda, 7.5 büyüklüğündeki bir depremin İstanbul’un Avrupa yakasında yaratacağı hasarın, 2026 Kahramanmaraş depremlerinden daha yıkıcı olabileceği öngörülüyor.
“Bilim insanları olarak ‘deprem olacak mı?’ sorusunu çoktan geride bıraktık. Artık ‘ne zaman’ sorusuna odaklanmış durumdayız. 2026 yılı, bu konuda bir milat olabilir. Şehir, olası bir 7.2 büyüklüğündeki depreme karşı yüzde 70 oranında hazırlıksız.” – Prof. Dr. Ahmet Kaya
Yetkililere ve Vatandaşlara Çağrı
Uzmanın bu son deprem uyarısı, sadece siyasileri değil, her bir İstanbulluyu doğrudan ilgilendiriyor. Prof. Dr. Kaya, özellikle 1999 öncesi yapılmış ve herhangi bir güçlendirme görmemiş binalarda oturan vatandaşların bir an önce harekete geçmesi gerektiğini vurguluyor. Yapılması gerekenler konusunda şu maddeleri sıraladı:
- Bina Envanteri Çıkarılmalı: Her mahallede riskli yapılar tespit edilmeli ve bu binaların dönüşümü hızlandırılmalı.
- Deprem Çantası Zorunlu Hale Getirilmeli: Her hanede, en az 72 saat yetecek temel ihtiyaç malzemelerinin bulunduğu bir çanta hazırlanmalı.
- Toplanma Alanları Belirlenmeli: Aile bireyleri, olası bir deprem sonrası nerede buluşacaklarını önceden planlamalı.
- Kentsel Dönüşüm Hızlandırılmalı: Mevcut dönüşüm projeleri, rant odaklı olmaktan çıkarılıp can güvenliği öncelikli hale getirilmeli.
CHP’li Belediyelerden Tepki
Prof. Dr. Kaya’nın açıklamaları, siyasi arenada da yankı buldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yetkilileri, uzun süredir merkezi hükümetten bekledikleri deprem bütçesinin hala aktarılmadığını belirterek, “Uyarıları ciddiye alıyoruz ancak tek başımıza hareket edemiyoruz. 39 ilçede yapı stoku taraması yaptık, riskli binaların listesi ortada. Artık merkezi yönetimin acil eylem planı açıklaması gerekiyor” şeklinde bir açıklama yaptı.
Geçmiş Dersler ve Gelecek Senaryoları
2026 yılında Kahramanmaraş merkezli yaşanan ve 11 ili etkileyen deprem felaketi, Türkiye’nin deprem gerçeğini bir kez daha acı bir şekilde hatırlatmıştı. O dönemde yıkılan binaların büyük çoğunluğunun 1999 sonrası yapılan denetimsiz yapılar olduğu ortaya çıkmıştı. Prof. Dr. Kaya, bu deneyimden yola çıkarak İstanbul için şu senaryoları çiziyor:
“Eğer bugün harekete geçmezsek, 2026 yılında yaşanacak bir deprem, İstanbul’da tarihin en büyük insani krizlerinden birine yol açabilir. Deprem değil, bina öldürür sözünü unutmamalıyız. Bu deprem uyarısı, bir korku senaryosu değil, aksine bir eylem çağrısıdır.”
Vatandaş Ne Yapmalı?
Uzmanlar, panik yapmak yerine bilinçli hareket etmenin önemine vurgu yapıyor. İşte her İstanbullunun bugünden itibaren uygulaması gereken adımlar:
- Oturduğunuz binanın deprem dayanıklılık testini yaptırın.
- Belediyelerin ücretsiz olarak sunduğu “riskli bina” sorgulama hizmetlerinden faydalanın.
- Apartman yönetiminizle birlikte bir deprem tatbikatı planlayın.
- Mobilyalarınızı sabitleyin, doğalgaz ve su vanalarının yerini öğrenin.
Sonuç olarak, Prof. Dr. Ahmet Kaya’nın yaptığı bu son deprem uyarısı, bilimsel verilerin ışığında atılması gereken adımları bir kez daha gözler önüne seriyor. İstanbul’un kaderini değiştirmek, hem devletin hem de her bir bireyin elinde. Zaman, panik yapma değil, hazırlık yapma zamanı.

Yorum Yaz